Freelance işler
Yapılmasını istediğiniz projeleriniz veya web siteleriniz için benim ile iletişime geçebilirsiniz.
Gelecek olan istekleri ilgili kişilere yönlendirmek ve(ya) bilgilendirme yapmak konularında yardımcı olmaktayım.
Yapılmasını istediğiniz projeleriniz veya web siteleriniz için benim ile iletişime geçebilirsiniz.
Gelecek olan istekleri ilgili kişilere yönlendirmek ve(ya) bilgilendirme yapmak konularında yardımcı olmaktayım.
www.in20years.com websitesi sayesinde 20 yıl sonraki halinizi görebiliyorsunuz. Hoş bir servis olmuş, en güzeli “drug addict” uyuşturucu bağımlısı seçeneğinin evet olduğu sonuç ile hayır olduğu sonuç arasındaki fark…
20 yılın yanında ayrıca 30 yıl sonrası seçeneği de bulunuyor.
Benim 20 yıl sonraki halim :=)

Bir Blackberry kullanıcı olarak devamlı olarak 3g sayesinde internete erişim sağlayabiliyorum. Fakat bazı uygulamalar (Sanırım application bazında olanlar) ile internete erişim de problemler yaşadım. Örnek olarak Grooveshark mobil uygulaması ve Battle.net Mobile authenticator. Bu iki uygulama da telefonum aktif olarak hem 3g ye hem de wifi ye bağlı olmasına rağmen çalışmadı. Google üzerinde yaptığım aramalarda bunun çözümü olarak telefonun TCP/IP ayarları kısmından APN kısmına “internet” (tırnaklar olmadan) yazılması gerektiğini öğrendim.
Bu ayarı aktif etmek için; Ayarlar > Gelişmiş Ayarlar > TCP/IP kısmına girip APN Ayarlarını etkinleştir kısmını işaretleyip, APN: karşısına “internet” yazmanız gerekiyor.
Bu işlemin ardından uygulamalar da internete bağlanabilmeye başladı.
Küçük ama çoğu erişimi engelleyen bir durum.
Yapımı içerisinde bulunduğum www.ipragaz.com.tr (İpragaz Kurumsal yeni web sitesi) dün yayıma açmış bulunmaktayım. Uzun süreçli bir çalışma oldu ama kullanıcı dostu, SEO’ya uyumlu ve hızlı bir websitesi olduğunu düşünüyorum, keyifli gezintiler.
Son zamanlarda okuduğum çok fazla kitap bulunmuyor ama Adam Fawer‘ın yazdığı Olasılıksız ve Empati yi şiddetle tavsiye ediyorum. Sürükleyici ve bir o kadar sizi etkileyecek türden.
Son 1 yıldır Youtube üzerinde izlediğim videoların %90′ı masaj konulu içeriklerden oluşuyor. Özellikle uykudan önce bu tip video ları izleyip uyumak benim için uyku ilacı gibi birşey oldu.
İzlediğim video lar özellikle Pakistan ve Hindistan bölgelerinde popüler olan yüz ve kafa masajları üzerine yoğunlaşmış durumda. Yüz ve kafa masajları konusunda gerçekten bi ünleri var ve bu işi iyi yapıyorlar. Videolar ile ne kadar iyi anlaşılabilir orası tartışılır tabii ama adamların berberlerinde bu olay standart hale gelmiş. Yakın bir zamanda gitmek lazım ama yakın bir zaman bayağı uzak görünüyor şu an için.
Sevdiğim ve başlangıç yapabileceğiniz 3 adet video nun linkini veriyorum:
http://www.youtube.com/watch?v=Nt9JUrQuo90 (Yüz masajı)
Bu adambir efsane diyebilirim, yani hayranı çok. Masaj sırasında yaptığı hareketler (kozmik enerji) inanılmaz. Mutlaka izleyin. ![]()
http://www.youtube.com/watch?v=zhP8mI3B28E
http://www.youtube.com/watch?v=geLtFCxDs40
Not: Youtube’a giremeyenleri Google’a davet ediyorum: http://www.google.com.tr/#hl=tr&source=hp&q=youtube+a+girmenin+yollar%C4%B1&btnG=Google%27da+Ara&meta=&aq=f&oq=youtube+a+girmenin+yollar%C4%B1&fp=865b7e92caebadfb
Bu yazıyı 03.11.2003 tarihinde soğuk bir Sonbahar gecesi (klasik) hazırlamıştım. Basit ve yazım hatalarıyla dolu olduğunu biliyorum ama o zamanlar benim için çok keyifli bir yazı olmuştu.
Yazıyı ilk olarak MaxiASP forumlarında paylaştım. Anonim bir isim altında yazmıştım. O gün ki kafamla neden kendi ismimi yazının altına koymadığımı bilmiyorum. Büyük ihtimal utangaç ve çekingen bir insan olmamın etkileri o zamanlar daha şiddetli bir şekilde kendini belli ediyordu.
Keyifli okumalar dilerim.
Bir zamanlar bir baba ve onun bir oğlu varmış.Babası oğlunun eğitimine çok fazla önem veriyormuş, ona gerek sevgi gerek eğitim her türlü desteği sağlıyormuş.Onu mutlu etmek için elinde ne var ne yok harcıyor, zar zor kazandığı parasını oğluna harcıyormuş.Oğlu bir gün dolaşmak için dışarı çıkmış tek başına etrafta dolaşmış durmuş ve birden bire karşısına iki görüntü çıkmış.Bir görüntü de insanlar içkiler içiyor gönüllerince hovarsız bir şekilde eğleniyormuş.Diğer görüntüde ise 3 kişi bir masanın etrafında çocuğa doğru bakarak oturuyormuş.Yüzlerinde masum ve sessiz bir ifade varmış.Çocuk bu görüntü karşısında hemen diğer tarafa dönerek eğlenen grup ile ilgilenmiş.Geç saatlerde eve dönmüş, babası nerde olduğunu sorduğunda dışarı da dolaşıyordum,balık tutuyordum demiş.Babası bunun doğru olmadığını bilsede oğlunu üzmemek için bunu ona söylememiş.Çocuk her gün görüntüyü gördüğü yere gider olmuş, her gün ordaki insanlarla eğleniyor gönlünce, sınırını bilmeden eğleniyormuş.Her gittiği gün ise diğer tarafta duran 3 kişinin görüntüsünü her seferinde görüyormuş.Babası bu durumu anlamış, oğlunu ikaz etmiş, bunu ona açıklamak istemiş ama oğlu onu dinlememiş ve her gün durmadan gitmeye devam etmiş yıllar geçmiş çocuk büyümüş artık küçük bir çete ile insanlarla zarar veriyor,insanların mallarını çalışıyormuş.Babası ise çok hastalanmış, yataktan kalkacak durumu bile kalmadığı için kendisine bakamıyormuş ve oğlu ona sadece sabah bir yemek verip onu tek başına evde bırakıp dışarıya çetesiyle birlikte kötülük yapmaya çıkıyormuş.Her çıktığı gün daha küçücük bir çocukken gördüğü o 3 kişinin görüntüsünü görüyormuş.Babası bir gün kendini uyanık tutmaya çalışarak oğlunun eve gelmesini beklemiş, oğlu çok geç bir saatte eve gelmiş, çok içkili ve bir o kadar da yara bere içinde babasının uzağında olan masanın başına oturmuş.Babası oğluna seslenmiş ve onu yanına çağırmış, oğlu yanına gitmiş.Babası ona yaptıklarının kötülük olduğunu, kendisinin kötü yola sapmış olduğunu söylemiş.Bunları nerden biliyorsun yaşlı bunak demiş genç adam, sen daha küçük bir çocukken bunu biliyordum evladım demiş babası, her günüm senin bu yolda ilerleyişini görmekle geçti demiş, sen yanlış yolu seçtin, içindeki iyiliği, zevke, paraya tercih ettin demiş. Oğlu çok sinirli bir şekilde iyiymiş, iyi yolu seçen ne olmuşki, iyi yolu seçsem senin gibi böyle iğrenç küçücük bir evde hasta yatar olurdum demiş.Babasının gözlerinden bu sözcükler yüzünden bir damla yaş gelmiş.Ben ölüyorum evladım demiş, hayatımı seni iyi yetiştirebilmek için yaşadım, bunu başaramadım ama o her zaman içinde ilk gün dışarı çıktığında içindeydi, şimdi de içinde bir gün onu anlıyacaksın demiş.Genç adam bu sözleri duymamış gibi davranarak kapıyı sertçe çekip dışarı çıkmış.Babası o gece ölmüş, oğlu onunla ilgili hiç birşey yapmamış.Yine çetesiyle birlikte kötülükler yapmaya devam etmiş.Artık yaptığı kötülükler ileri düzeye varmış.İnsanları dövüyor, zorla parasını alıyormuş.Hayatı sadece kaçmak, saklanmakla geçer olmuş.Bir gece aç kalmış yiyecek tek bir lokması bile yokmuş ve saklanmak zorundaymış.Aklına küçüklüğü,babası gelmiş.Babasının o sade evladı için geçirdiği hayatını düşünmüş ve birden bire yine gözlerinin önüne o 3 kişinin görüntüsü gelmiş. İlk kez o görüntüyü gördüğündeki gibi yine kendisine masum ve sessiz bir şekilde bakıyorlarmış.Ayağa kalkarak bağırmış sizi niye seçseydimki demiş, kötülük bana zevk sundu, para sundu, eğlence sundu siz ne sundunuz hiç birşey sunmadınız, demiş.İlerleyen günlerde devamlı olarak kaçmaya , saklanmaya devam etmek zorunda kalmış.Herkes onu arıyor, cezasını çekmesini istiyormuş.Bir gece artık açlıktan bayılacak bir duruma geldiğinde kendi kendine ben ne yaptım böyle demiş, zevk için mi yaptın bütün bunların hepsini demiş.Acılar içinde kıvranırken kendini affettirmenin, aklamanın bir yolunu bulmak için bir şeyler düşünmüş ama aklına hiç birşey gelmemiş.Tam baygınlık geçiricekken gözlerinin önüne babasının görüntüsü gelmiş, ilk kez onu gördüğü günkü gibi sevecen ve bir o kadar yüzünden mutluluk saçan bir insan görüntüsüymüş bu. Babasını görünce sevinçten ayağa fırlamış.Baba beni kurtar demiş ben hata yaptım yanlış yolu seçtim içimdekini göremedim kendi kendimi aldattım, kendimi zevke, paraya adadım demiş.Babasının yüzüne bu sözlerin üzerine mutlu bir gülümseme yerleşmiş.Kendini affettirebilirsin oğlum demiş, cezanı çek, hayatını cezanı çektikten sonra tekrardan yaşa demiş, içindeki iyiliği buldun demiş.O seni gereken yolda, hayatının sonuna kadar götürücektir demiş.Bu sözlerden sonra görüntü kaybolmuş.Bu sözlerin üzerine adam ayağa kalkmış, dışarı çıkıp, onu arayanlara teslim olmuş.20 yıl boyunca cezasını çekmiş.Çıktığında artık 50 sine varmış yaşlı bir adammış.Kendi kendine düşünmüş zevkle, eğlenceyle,kaçmayla,saklanmayla geçirdiği 20 yıl mı daha iyiydi yoksa hapishanede geçirdiği mutlu, sakin 20 yılımı daha güzeldi diye içinden geçirmiş.Dışarı adımı attığı an aniden ilk gün gördüğü o 3 adamın görüntüsünü görmüş bu sefer görüntüde bir farklılık varmış, görüntüdeki kişilerin hepsi ona gülümsüyormuş ve aralarında babası da varmış…
Yazıyı yayımladığım ilk adres: http://forum.maxiasp.com/soru.asp?is=oku&sno=5670
Uzun zamandır yeni birşeyler yazamadım. Aklımda oluşturduğum bir kaç metin taslağı bulunuyor. En kısa süre içerisinde bu yazıları aktif etmeyi planlıyorum.
Başlık zaten konuyu otomatikman açıklıyor olsa da konuyla ilgili bir kaç ekleme yapacağım.
Türkiye’de iyi insan olmak ne yazıkki zor. Her gün İETT ile evden işe, işten eve ulaşımını gerçekleştiren biri olarak bu konu da sayısız deneyime sahip olmanın acıklı gururunu yaşamaktayım.
Birkaç örnek vermem gerekir ise gençlerin yaşlılara otobüste yer vermesi bir ahlak kuralıdır. Gençlerin, yaşlılara saygı göstermesi tabii ki her zaman için olması gereken ve olmaması halinde o gencin kişiliğinde yanlışlıklar aranmasına sebep olur. Fakat tam tersi bir durum olduğunda, örnek olarak genç yaşlı kişiyi görüp yerinden kalktığında ve bu kalkma sırasında yaşlı kişinin elinde bulunan torba/çanta veya benzeri bir şeye çarpması sonucusunda yaşlının verdiği tepki “yuh ya önüne baksana ne biçim kalkıyorsun sen, kim öğretti sana kalkmayı” şeklinde olunca, bu durumdan kaynaklı olarak bende derin düşüncelere dalıyorum. Genç burada hem yer verdiği için hem de nesneye istemeden çarptığı için suçlu konumuna düşüyor. İronik bir durum, iyilik yapmak isterken kötü insan durumuna düşmek? Değişik ama oluyor, olmuyor dersek sanırım yalan olur.
Çevremde her gün bir ton insan görüyorum. Ne yazıkki Türk toplumunun genel yapısını 100-200 kişi ile çizebilmek mümkün. Hani iyi insan olmak için uğraşan insanlar varya, artık onlar yok. En azından benim görebildiğim iyi insan sıfatına sahip olabilecek kimse yok. Bir toplumun karakteristik yapısını otobüsler ile gidip gelerek veya çevrende gördüğün 100-200 kişi ile çizebilmenin mantıksız bir diyagram olduğunun farkında olsam da gördüğüm, göreceğim ve yaşadığım şeyler beni bu toplumda artık iyi insan olmanın kabul edilemeyecek kadar kötü birşey olduğunu düşünmeye sevk ediyor.
Kişilik olarak alçak gönüllü, çevresine saygılı, gerektiğinde uç noktada şakacı veya eğlenceli olabilen, gerektiğinde ciddi ve politik davranabilen bir insan olmak adına kişisel olarak çaba sarfediyorum. Ne kadar başarılıyım, ne kadar başarısızım bunun ölçüsünü ben koyamam. Yapabileceğim tek yorum, içten bir şekilde iyi insan olmak adına çevreme karşı saygılı ve alçak gönüllü davranmaya çalışan biri olduğumu söyleyebilirim.
Başkalarına saygısızlık etmek, onlara hakaret, saygısızlık, aşağılamak gibi eylemlerde bulunmanın ne denli kolay ve gerektiğinde süper üstün fizik gücümüz ile nasıl kavga edilebileceğinin de çok iyi farkındayım. Kendi adıma bunu yaparsam, kişiliğimden ödün vereceğimi ve bunun beni olmak istemediğim bir insan yapacağının bilincinde olduğumdan, kendime saygı duyuyorum.
En azından çoğunluğu uymayarak zıt bi şekilde toplumun yaptığının tersini yaparak, kendi çizgimi en azından kendi düşüncelerim ile hareket etme özgürlüğüne sahip olmanın gururunu yaşıyorum.
Sadece çevresine reklam olsun diye veya havalı bir insan olmak adına artist bir şekilde dolaşmak veya yaptığı iş ile sonuna kadar övünen, uff ya ben neyim böyle diyen bir insan olmadığımı ve olmayacağımı da biliyorum.
Kendisine saygısı olmayan bir toplumun sebebini kişilerin oluşturduğunu ve kişilerin bahaneler arkasına sığınarak tüm toplumu suçlamasını izlemenin de apayrı bir keyif olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.
Bu yazıyı niye yazdın, amacın neydi filan gibi sorular sorarsanız sanırım İstanbul trafiğinde her gün geçirdiğim 3 saatlik yolculuğu gösterebilirim.
Tabii bunun altında yatan nedenler daha çok çevremi gözlemlemem ve kişilerin nasıl yarattıkları maskeler altında yaşadıklarını görerek bu yazıyı oluşturma fikrine ulaştım.
Tüm milletimize kazasız belasız bir bayram diliyorum. Maalesef sabah haberlerinde bunun tam aksinin olduğunu gördüm. Umarım bayram içerisinde bu kazalar azalır hatta tamamen yok olur..
En son yorumlar